Kadastro Davası Nedir?
Kadastro davası, taşınmazların sınırlarının, yüzölçümlerinin ve mülkiyet sahiplerinin devlet eliyle tespit edilip resmi kütüğe bağlanması (kadastro çalışması) sürecinde veya sonrasında yapılan hatalara karşı açılan davadır. Bu alandaki temel düzenleme 3402 sayılı Kadastro Kanunu‘dur.
Kadastro Sürecinde İtiraz ve Kadastro Mahkemesi
Kadastro tespit tutanakları düzenlendikten sonra 30 günlük askı ilanına çıkarılır. Bu 30 günlük askı ilanı süresi içerisinde yapılacak itirazlar ve açılacak davalar Kadastro Mahkemesi‘nde görülür. Kadastro Mahkemesi bu süreçte geniş re’sen araştırma ilkesine göre inceleme yapar.
10 Yıllık Hak Düşürücü Süre
30 günlük askı süresinde dava açılmamışsa kadastro tutanağı kesinleşir ve tapu kaydı oluşur. Kesinleşen kadastro tespitine karşı, kadastrodan önceki hukuki sebeplere (eski tapu kaydı, zilyetlik, harici satış vb.) dayanılarak tapu kaydının kesinleşme tarihinden itibaren en geç 10 yıl içinde genel mahkemelerde (Asliye Hukuk Mahkemesi) tapu iptali ve tescil davası açılması zorunludur (3402 sayılı Kanun m. 12/3).
10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 10 yıl geçtikten sonra kadastro öncesi sebeplere dayanarak dava açılamaz.
Sık Karşılaşılan Kadastro Uyuşmazlıkları
- Sınır ve Yüzölçümü Hataları: Parsel sınırlarının fiili kullanıma veya eski belgelere aykırı çizilmesi.
- Zilyetlikle Kazanım İddiaları: Tapusuz taşınmazların 20 yıllık nizasız ve fasılasız kullanım sonucu mülkiyetinin kazanılması şartlarının tespiti.
- Mera, Orman veya Hazine İddiaları: Kadastroda orman veya kamu arazisi olarak kaydedilen yerler hakkında özel mülkiyet iddiaları.
- Mirasçıların Hak Kayıpları: Miras kalan arazinin mirasçılardan yalnızca biri adına tespit ettirilmesi.
Sonuç
Kadastro tespitleri mülkiyetin kaderini belirleyen kesin işlemlerdir. Askı ilan süreleri ve 10 yıllık hak düşürücü süre kaçırılmamalı, hak kaybı yaşamamak adına uzman bir gayrimenkul avukatı ile çalışılmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz.